Çam Ağacı Hangi Sınıfa Girer? Bir Sorunun Peşinden…
Yılın her mevsimi, Kayseri’nin kasvetli havası bende farklı bir yankı bırakıyor. Kış geldiğinde, çam ağaçlarının dağların eteklerinden şehre doğru usulca indiğini görmek bir yandan içimi ısıtıyor, bir yandan da kim bilir ne kadar garip bir şekilde, bana derin bir yalnızlık hissi veriyor. Ama bu yıl, o yalnızlık, bir başka biçimde yankılandı içimde. Her şey, basit bir soru ile başladı: Çam ağacı hangi sınıfa girer?
Böyle bir soruyu ilk kez duyduğumda ne düşündüğümü hatırlamıyorum. Ancak birkaç saniye sonra, cevabı aramaya başladım. İşte o an, kendimi bir bilimsel keşfe çıkmış gibi hissettim. Ya da belki de, içimdeki duygularla bir hesaplaşma yapmak için bahane bulmuştum, kim bilir?
Bir Kitapçıda Çam Ağacının Hangi Sınıfa Girdiğini Ararken…
Kayseri’deki kış soğuğunun her yıl artan baskısını hissettiğim bir akşam, yıllardır girmediğim küçük bir kitapçıya adımımı attım. Yalnızdım, tabii ki. İnsanlar genelde kışın evlerinden çıkmazlar, ben ise bu soğukta dışarıda olmayı severim. İçeri girdiğimde, kitapçı bana bir zamanlar çok bilinen ama artık unutulmuş bir huzur verdi. Elimdeki soruyu çözmek için hemen bir botanik kitabı aramaya başladım. “Çam ağacı hangi sınıfa girer?” diyerek, raflarda gezindim. Bir süre sonra, aradığım cevabı buldum. Çam ağacı, iğne yapraklı, odunsu bitkilerden biridir. Koniferler (kozalaklılar) sınıfına aittir.
Ama bu cevap beni tatmin etmedi. İçimi bir şeyler kemirmeye başladı. Cevapla birlikte bir yudum daha yalnızlık hissettim. Sadece bir bitki sınıfı mıydı çam ağacı? Ya da başka bir şey miydi? O an, çam ağacının sadece bir sınıfa ait olmadığını düşündüm. O, sadece bilimsel bir sınıflandırmanın parçası değildi. Onun her dalı, her iğnesi, her kozalağı bir hikaye barındırıyordu. Bunu hissettim, ama bunu neden hissettim, bilmiyorum. Belki de içinde yaşadığım kasvetli şehirde, doğa bana derin bir anlam arayışının kapılarını aralıyordu.
Bir Anlık Düşünce: Çam Ağacının Benimle Ne İlgisi Var?
Kitapçıdan çıkarken, kafamda deli sorular vardı. Çam ağacı gerçekten sadece bir sınıfın parçası mıydı? Yoksa bir ruh hali, bir öykü, bir yaşam biçimi miydi? Bunu çözememiştim, ama daha da derinlemesine düşünmek istemedim. Kendi duygularım, bu anı çok daha kişisel kılıyordu.
Evime dönerken, dışarıda çam ağaçlarının karla kaplanmış dallarını gördüm. Aralarında yalnızca bir iki tane insan vardı, o da hızla geçiyordu. Çam ağaçları, diğer ağaçlardan farklıydı. Yalnız değillerdi ama her zaman biraz kenarda duruyorlardı. Sadece soğuk havada daha sert, daha dayanıklı duruyorlardı. Çam ağaçlarının yalnızlığı bana garip bir şekilde dokundu. Onlar da belki tam burada, bizim gibi hayatı anlamaya çalışıyorlardı. Kim bilir?
Çam Ağacının Sınıfından Bağımsız Olan O An
O gece, yatağımda mışıl mışıl uyumaya çalışırken birdenbire gözlerimi açtım. Çam ağacının sınıfı, bana anlatmak istediği şeyler kadar önemli değildi. Belki de bu dünyadaki her şey bir sınıfın parçası olmaktan çok, yaşamın bir parçası olmaya çalışıyordu. Çam ağacı da buna örnekti. Çam ağaçları soğuk hava koşullarına karşı dayanıklıydı ama kendi içlerinde ne kadar sıcak bir yaşam barındırıyordu, kimse bunu bilemezdi.
Bir sınıfın parçası olmaktan çok, her biri bir yaşam biçimi, bir mücadelenin ve umudun simgesi gibiydi. Belki de sorunun cevabını bilmek, bazen duygularımızı anlamaktan daha az önemliydi.
Bir Sorunun Ardında Yatan Gerçek
Sabah uyandım, ama sorum hala cevapsızdı. Çam ağacının hangi sınıfa girdiği… Bunun ne anlamı vardı ki? Belki de en önemli olan şey, bir çam ağacının olgunlaşırken gösterdiği sabır ve azimdir. Çam ağacının soğuklarla mücadele etmesinde olduğu gibi, ben de içimdeki fırtınalarla baş etmeye çalışıyordum. Bu, belki de büyümenin ve olgunlaşmanın, en derin anlamıydı.
Böylece, belki de çam ağacına sadece bir bilimsel sınıf olarak bakmak, ona yapılan en büyük haksızlık olurdu. Çam ağacı, bu soğuk kış sabahında bana yaşamın anlamını hatırlatan, sessizce güç bulan bir dost gibiydi.
Ve ben, bir insan olarak, kendi yolculuğumda kendi sınıfımı ararken, bazen sadece gözlerimi kapayıp doğanın bana anlatmak istediklerine kulak vermeliyim. Bunu öğrendim.