Panasonic Pil İsrail Malı mı? Bir İzmirli Gençten Mizahi Bir Bakış İzmir’de, 25 yaşında, espri yapmayı seven ama içten içe her şeyi fazla düşünen bir genç olarak bir soru sormak istiyorum: Panasonic pil İsrail malı mı? Evet, evet. Bu soru bana bir gün düştü ve derin bir sorgulama sürecine girdim. Gerçekten merak ediyorum, acaba dünyanın her yerinde pil aldığımızda, o pilin içinde bir İsrail mi var? Durun, sakin olun, ben de bunun şaka olduğunu biliyorum. Ama bazen düşünmeden edemiyorum. Bir pilin kimlik krizi yaşaması bana ne kadar komik geliyor, bir düşünün… Bir Gün Panasonic Pil Almak Geçen gün bir mağazadaydım,…
10 YorumEtiket: bu
Ali İmran Suresi 26. Ayeti Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Bir sabah, düşündüm ki, hayatın anlamını, bu kadar karmaşık ve birbirine bağlı toplumsal yapıları, o kadar çok insanla etkileşimde bulunarak, zamanla gerçekten anlayabiliyoruz. İnsanların seçimleri, sözleri, davranışları toplumu şekillendirirken, bizler de bir şekilde bu toplumun şekillenmesine etki ediyoruz. Hangi güçlerin, hangi değerlerin arka planda şekillendiğini anlamak zor olabilir. Ancak bazen bir kelime, bir cümle, belki de bir ayet, tüm bu karmaşıklığı anlamamıza yardımcı olabilir. Ali İmran suresinin 26. ayeti, belki de bu kadar derin bir toplumsal etkileşimin özüdür. Peki, bu ayet ne anlatıyor? “De ki: ‘Ey Allah’ım! Mülk yalnızca Senindir. Sen…
12 Yorumİta Amirleri Ne Demek? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme Bir insanın içsel dünyasını anlamaya çalışırken, bazen bir kelime, bir davranış biçimi, ya da bir sosyal yapı tüm bu karmaşık yapıyı çözümlememize yardımcı olabilir. Psikolog olarak, insan davranışlarını analiz ederken dikkate aldığımız kavramlar, bazen ilk bakışta basit gibi görünen ancak derin anlamlar taşıyan ifadelerdir. Bugün, “Ita amirleri” terimini psikolojik bir açıdan ele alacağım. Belki de gündelik hayatta farkında olmadan sıkça karşılaştığınız, fakat hiç üzerine düşünmediğiniz bir kavram. Peki, “Ita amirleri” ne anlama geliyor ve insan davranışlarını nasıl etkiliyor? Ita Amirleri: Kavramın Kökeni ve Anlamı İta amirleri, aslında oldukça yaygın bir kavram olmasına…
16 YorumElakin Mantığı: Güç, Toplumsal Düzen ve Demokrasi Arasındaki İlişki Giriş: Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Siyaset bilimi, toplumların yönetilme biçimlerini anlamaya yönelik derin bir analiz sürecidir. Her toplumda, bireyler ve gruplar arasındaki güç ilişkileri, toplumsal düzenin şekillenmesinde belirleyici rol oynar. Bu ilişkiler, genellikle iktidar, kurumlar ve ideolojiler etrafında şekillenirken, aynı zamanda vatandaşlık anlayışı da bu yapıları besler ve onlarla etkileşimde bulunur. Elakin mantığı, bu çerçevede, güç odaklarının toplum üzerindeki etkilerini ve bireylerin toplumsal sorumluluklarını tartışırken, aynı zamanda kadın ve erkek bakış açıları arasındaki farklılıkları da irdelemektedir. Peki, Elakin mantığı nedir? Toplumsal düzeni nasıl etkiler? Bu yazıda, Elakin mantığının güç, ideoloji…
6 YorumNamaz Kılarken İlk Ne Söylenir? İnancın, Eşitliğin ve Farkındalığın Sessiz Çağrısı Toplumsal çeşitlilik, empati ve adalet üzerine düşünen biri olarak, bazen en sade ibadetlerin bile ne kadar derin anlamlar taşıdığını fark ediyorum. “Namaz kılarken ilk ne söylenir?” sorusu, sadece bir ritüelin başlangıcı değil; aynı zamanda insanın evrenle kurduğu eşitlikçi bir bağın sembolü gibi. Çünkü o ilk söz, herkesin aynı hizaya geldiği, cinsiyetin, kimliğin ve statünün anlamını yitirdiği bir sessiz eşitlik anını temsil ediyor. Birlikte Başlamak: “Allahu Ekber”in Evrensel Anlamı Namazın ilk sözü “Allahu Ekber”dir. Bu cümle, “Allah en büyüktür” anlamına gelir. Ancak bu ifade sadece bir başlangıç değil, bir farkındalıktır.…
12 YorumŞeyleşmek Ne Demek? İnsan Olmanın Erozyonu Üzerine Psikolojik Bir Bakış Bir psikolog olarak insan davranışlarının ardındaki görünmeyen dinamikleri anlamaya çalışırken en çok sarsıldığım kavramlardan biri “şeyleşmek” oldu. İlk bakışta felsefi ya da sosyolojik bir terim gibi görünse de, derinlemesine incelendiğinde insanın psikolojik bütünlüğüne dair çarpıcı bir uyarı taşıyor. Şeyleşmek, insanın kendi öznel deneyiminden uzaklaşarak, nesneleşmesi — bir “şey”e dönüşmesidir. Duygularını, değerlerini, hatta iradesini dışsal sistemlere devreden birey; artık kendini değil, toplumun ona biçtiği rolü yaşamaya başlar. Bu yazıda şeyleşmeyi bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji merceklerinden inceleyerek, hepimizin içinde sessizce büyüyen bu yabancılaşma sürecini anlamaya çalışacağız. Bilişsel Boyut: Algının otomatikleşmesi Şeyleşme…
8 Yorumİlk Gökdeleni Kim Yaptı? Yüksekliğin, Gücün ve Modernliğin Tarihsel Hikâyesi Geçmişin izlerini takip eden bir tarihçi olarak, her zaman şu soruyu kendime sormuşumdur: İnsan neden hep daha yükseğe çıkmak ister? Bu yalnızca fiziksel bir merak mı, yoksa toplumsal bir hırsın, kültürel bir sembolün dışavurumu mu? Gökdelenler bu sorunun en somut yanıtıdır. Yalnızca çelik ve camdan yapılmış yapılar değildir onlar; modern dünyanın ideallerini, ekonomik gücünü ve teknolojik ilerleyişini temsil eden dev anıtlardır. Ama tarihin o dönüm noktasına bakalım: İlk gökdeleni kim yaptı? Bu soru, sadece mimarinin değil, aynı zamanda insanlığın modernleşme serüveninin de kapısını aralar. Sanayi Devrimi ve Yükselme Arzusu 19.…
6 YorumVolkanik Patlamalar Neden Meydana Gelir? Psikolojik Bir Mercekten İnceleme İnsan Davranışlarını Anlamaya Çalışan Bir Psikoloğun Girişi İnsanlar olarak çevremizdeki dünyayı anlamaya çalışırken, bazen doğal olayları sadece fiziksel ve biyolojik bir düzlemde değerlendiririz. Ancak psikologlar, bu tür olayların insanlar üzerindeki etkilerini, zihinsel ve duygusal düzeyde de incelemeyi bir görev olarak görürler. Bir yanardağ patlamasının ardında sadece yer kabuğundaki hareketler ve magma birikintileri yoktur; aynı zamanda bu patlamalar, bireylerin psikolojik durumları ve toplumsal davranışları üzerinde de derin izler bırakır. Peki, bir volkanik patlama neden meydana gelir? Bu soruyu yalnızca fiziksel bilimler açısından değil, insan davranışlarının derinliklerinden de inceleyebiliriz. Volkanik patlamaların kökeninde yer…
6 YorumFikir Teatisi ve Ekonomi: Kaynakların Sınırlılığı, Seçimler ve Toplumsal Refah Bir ekonomist olarak düşündüğümüzde, kaynakların sınırlılığı, karar alıcıların karşılaştığı en temel sorundur. Her birey, her işletme ve her toplum, sahip olduğu sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanmak zorundadır. Bu kaynaklar, sermaye, iş gücü, doğal kaynaklar ve zaman gibi unsurları içerir. Kaynakların sınırlılığı, seçim yapmayı zorunlu kılar ve her seçim, farklı sonuçlar doğurur. Ekonomi, tam da bu seçimlerin sonuçlarını, bireysel tercihlerin, piyasa dinamiklerinin ve toplumsal refahın nasıl şekillendiğini anlamaya çalışır. Bu yazıda, fikir teatisi kavramını ekonomi perspektifinden ele alacağız. Fikir teatisi, bireylerin ve grupların fikirlerini paylaştığı, bazen tartışmalarla şekillenen bir süreçtir.…
10 Yorum